Uzun zamandan beri düşünüyorum teknoloji hayatımıza girdiğinden beri neleri bir kenara ittik,nelerden vazgeçtik,görmezden geldik? Sonra eski eşyaları karıştırırken bir kartpostal buldum. Yurt dışından gönderilmiş,1991 yılına ait, yeni yılımızı kutluyorlar. Sıcacık, mutluluk dolu sözler, parlak simli bir kağıt.Elime aldığım zaman bile mutlu oldum. Bazı şeyleri unuttuğumuz için kızdım kendime. Telefonları kullanarak seslerini duymak, anı paylaşmak açısından gerçekten hem çok güzel hem de mutluluk verici ama yine de bizden sonrakilerin mektup kağıdını,kartpostalı, zarf yalamayı umursamayacakları düşüncesi beni üzüyor. Postacıların posta kutularına sadece fatura ve kredi kartı ekstreleri bırakmaları yavaş yavaş biten bir neslin göstergesi.
Düşünüyorum da mektup yazarken ne kadar heyecanlanırdım ya da kartpostalları postalarken. Yılbaşı için ayrı,doğum günü için ayrı, diğer kutlamalar, gönderilmek istenen iyi dilekler için ayrı kartpostallar olurdu. Her birini yazarken de postalarken içimi bir heyecan , tarif edilmez bir mutluluk kaplardı. Şu anda yaptığım gibi önemli günlerde toplu mesaj gönderip ruhsuzlaşmamıştım henüz. Ya da sırf zorunluluktan telefon edip konuşmak zorunda kalmadığım dönemlerdi... İnsanlar başta olmak üzere her şey değişti. Bu değişim beni mutlu etse de bir o kadar üzüyor. Robotlaşan, ruhsuzlaşan insan,duygularını kaybediyor.Geçmişe özlem duymak ise vazgeçilmez oluyor...









